Büyük İskender’in Granikos Savaşı: Doğunun Kapılarını Açan Zafer
Makedonya Kralı III. Aleksandros, tarihin hafızasına “Büyük İskender” olarak kazınan askeri bir deha, politik bir stratejist ve kadim dünyanın en iddialı fatihlerinden biri olarak geçti. MÖ 334 baharında Pers İmparatorluğu topraklarına yaptığı seferin ilk ciddi çatışması olan Granikos Savaşı, yalnızca askeri bir zafer değil, aynı zamanda Doğu seferinin psikolojik ve politik temel taşını oluşturmuştur.
24 Ekim 1831 yılında Pompeii’de “Casa del Fauno”da (Faun Evi) bulunan Büyük İskender Mozaiği. Mozaikte muhtemelen III. Darius'a karşı verilen İssos Savaşı ya da Gaugamela Savaşı betimlenmektedir.
Seferin Eşiğinde
Pers İmparatorluğu, MÖ 6. yüzyıldan beri Anadolu, Mezopotamya, İran ve Mısır’a kadar uzanan geniş topraklara hükmediyordu. Ancak MÖ 5. yüzyılın sonlarından itibaren merkezi otoritenin zayıflaması, satrapların (valilerin) güç kazanmasına ve eyaletlerin yerel otonomiye yönelmesine yol açmıştı. Bu süreçte Yunan şehir devletleriyle yaşanan çatışmalar, Perslerin Anadolu’daki kontrolünü yıpratmıştı.
Makedonya Kralı II. Philippos’un ölümünden sonra tahtı devralan İskender, babasının planladığı Asya seferini uygulamaya koyarak MÖ 334 baharında Hellespontos'u (Çanakkale Boğazı) geçip Anadolu’ya ayak bastı. Karşısında, Pers satraplarının topladığı birleşik bir ordu duruyordu.
Savaşın Seyri: Granikos Irmağı'nda Çatışma
Yaklaşık 32.000 piyade, 5.000 süvariden oluşan Makedon ordusu ile 10.000 kadar Yunan paralı askeri ve yaklaşık 15.000 yerli süvariden oluşan; başında başta Batı Anadolu satrapları özellikle Arsites, Spithridates, Mithridates gibi komutanların olduğu Pers ordusu Granikos Nehri (Bugünkü Biga Çayı) karşısında M.Ö. 334 yılında karşı karşıya gelmişlerdir.
Savaşın gerçekleştiği alanın bugünkü tespit edilen konumu. Savaş, Çanakkale'nin yaklaşık 100 kilometre doğusunda Biga Ovası'nın ortasından geçen, eski çağlarda 'Granikos Irmağı' olarak bilinen çayın kenarında olmuştu.
Savaşın Gelişimi:
İskender, Perslerin Granikos Nehri kıyısında pozisyon aldığını fark ettiğinde, komutanları bu zor arazide saldırıdan kaçınması yönünde uyarılarda bulundu. Ancak genç kral, inisiyatifi kaybetmemek adına akarsu geçişi sırasında doğrudan saldırıya geçti. Bu taktik riskliydi; çünkü su geçişi sırasında birlikler düzenlerini kaybederdi. Ancak İskender bu saldırıyı bizzat ön saflarda yöneterek düşmana baskın etkisi yaratmayı başardı.
İskender’in bizzat Spithridates ile çarpışması sırasında hayatı tehlikeye girdiği, ancak yardımına yetişen Kleitos’un rakip komutanı mızrakladığı ve kralın hayatını kurtardığı anlatılır. Bu olay, savaşın seyrini moral açıdan da Makedon lehine çevirdi.
Taktikler ve Disiplin
Makedon Falanksı: Yüksek disiplinli, uzun sarissa mızraklarıyla donatılmış piyade birlikleri, sabit tutulan merkez hattı oluşturarak düşmanın ilerleyişini engelledi.
Süvari Kullanımı: İskender, süvari birliklerini esnek ve hızlı manevralarla kullanarak Pers ordusunun sağ kanadını dağıttı.
Komuta Kontrol: Pers ordusunda komutanlar arasında eşgüdüm eksikliği göze çarparken, Makedon ordusunda emir-komuta zinciri netti.
Tarihsel Etkiler
Batı Anadolu’daki Pers satraplarının direnci kırıldı.
Sardes, Efesos, Miletos ve Halikarnassos gibi önemli şehirler İskender'e katıldı ya da teslim oldu.
Perslerin en önemli askeri gücü olan Yunan paralı askerleri etkisizleştirildi.
Bu zafer, İskender’in doğuya yönelik ilerleyişinin önünü açtı ve onun bir "kurtarıcı" olarak görülmesini sağladı.
Batı Anadolu'da Helenleşme süreci hız kazandı.
Seferin meşruiyeti, “Yunan dünyasını Pers tehdidinden kurtarma” ideolojisiyle desteklenmiş oldu.
Kaynaklar ve Tarihyazımı Tartışmaları
Granikos Savaşı hakkında doğrudan yazılı kaynak bulunmamakla birlikte, olaylar Arrianos (Anabasis Alexandri), Diodoros, Plutarkhos ve Curtius Rufus gibi antik tarihçilerin eserlerinden bilinmektedir. Özellikle Arrianos, Ptolemaios ve Aristobulos gibi İskender’e yakın kişilerin anlatımlarına dayanması bakımından önemlidir. Ancak bu kaynakların, olayları İskender merkezli ve idealize ederek aktardıkları unutulmamalıdır.
Sonuç
Granikos Savaşı, İskender’in Asya Seferi’nin yalnızca bir başlangıç adımı değil, onun askeri yeteneklerinin, stratejik öngörüsünün ve liderliğinin ilk büyük göstergesidir. Bu zaferle birlikte Makedon ordusu, sadece bir kara parçasını değil, antik dünyanın güç dengelerini de yerinden oynatmıştır.
Kaynakça
Arrianos, Anabasis Alexandri
Plutarkhos, İskender’in Hayatı
Peter Green, Alexander of Macedon: 356–323 B.C.
Robin Lane Fox, Alexander the Great
Diodoros Siculus, Bibliotheca Historica
E. Badian, Studies in Greek and Roman History
Yorumlar
Yorum Gönder